Antalyaspor Sevdalısı Ben Yani İlkay Arslan

11 Kasım 2009 Çarşamba

VEYSEL, AMELİYAT OLACAK ...

Bir süredir boğazındaki ağrılardan şikayetçi olan Veysel Cihan'a guatr teşhisi konuldu. Hastalığı riskli olan tecrübeli futbolcu bu hafta içinde ameliyat olacak.

Veysel'in, 10 gün sonra antrenmanlara çıkmaya başlayacağı ve en erken 15. hafta oynanacak olan Gaziantep maçında veya 16. hafta oynanacak olan Galatasaray maçında forma giyebileceği bildirildi.

Belediyesporlar ve Subaşı

Rakibimiz olduğu için ve yenildiğimiz için söylemiyorum ama, Belediye takımlarının şehir takımlarını yendiği zaman moralim bozuluyor.

Amatör branşlara ağırlık vermesi gerektiğine inandığım belediyelerin, trilyonları Süper Lig’de yer alan bir takıma harcaması bana mantıksız geliyor.

Parasını harcadığı halkın umurunda bile olmayan bir takım ne için mücadele eder anlamış değilim.

Belediyeler o kentin takımlarına destek olsunlar ama Belediyespor adıyla yer almasınlar. Örneğin İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbulspor gibi köklü bir kulübe versin desteğini, en azından belli bir taraftarı vardır, kenti temsil eder.

Belediye Başkanlarının kulüp başkanı olmasını engelleyenlerin, amatör hariç futbolda Belediyespor’ları da engellemesi gerektiğini düşünüyorum.

Karşılaşmayı Antalya’da bulunmamız gerektiğinden izleyemedik ama aldığımız bilgiler, maçın başında yenen golün üstesinden gelinemediğini gösteriyor.

Zaten ilk golü yediğimiz hiçbir maçtan puan da çıkaramadık bu yıl.

İki önemli hastalık var takımda.

Birincisi, gol yedikten sonra bocalama dönemi uzun sürüyor, hatta bitmiyor. İkincisi, gol attıktan sonra koruma çabası. Bu iki sorunun da üstesinden gelinmeli.

Aklıma takılan bir başka konun da maçla ilgili, neden 90 dakika içinde sadece 1 oyuncu değişikliğinin yapıldığı. Ve ilginçtir, o değişiklik de Sergey’in yerine oyuna alınanın Sedat olması.

Balili, Veysel, Ahmet Kuru gibi forvetler, Korhan gibi hücuma dönük oyuncular varken neden kenardalar, neden tercih edilmediler, neden gol gerekliyken forvet çıkarılıp savunma ağırlıklı bir oyuncu alındı bilmiyorum.

Kazanılsa puanların eşitleneceği ve üst sıralar için moral depolanacak bir maçtan hem yenilgiyle, hem de Orhan ve Kerim gibi iki önemli oyuncunun cezalı olmasıyla ağır hasarlı geçildi maç.

Lige ara verilmesi, yenilgiden sonra geldiği için iyi oldu. Denizlispor deplasmanı, yine kritik bir hal aldı. Ne yapılıp edilmeli, puansız dönülmemeli.

Ve gelelim bu haftaki ‘Kuru Fasulye’ günümüze.

Öncelikle haber müdürümüz Şifa Çiçek’in önerisiyle başlayan bu özel sohbet günümüze ilginin her geçen hafta arttığının altını çizmek isterim.

İlgiyle okuyanların yanı sıra, kuru fasulyemizin tadına bakmak isteyenlerin sayısı da gün geçtikçe artıyor.

Hasan Subaşı bu haftaki konuğumuzdu.

3. Ligin kapısından aldığı bir takımı nasıl Avrupa Kupası’nda mücadele eden bir takım haline getirdiklerini, iyisiyle kötüsüyle yaşananları anlattı Subaşı.

9 yıl boyunca yaşanan her bir anın dikkatle incelenmesi gereken anekdotlar içerdiğini röportajı okuyunca göreceksiniz.

Hasan Subaşı, bu kulübün efsane başkanlarından biridir. Sıkışıldığında deneyimlerinden faydalanılması gereken ilk isimlerdendir.

Kulübün nereden nereye geldiğinin en büyük canlı kanıtıdır Subaşı.

Okuyunca siz de göreceksiniz.

---
Murat ÖZGEN / Akdeniz MANŞET
muratozgen@antalyasporum.com

MEHMET ÖZDİLEK'ten A2'ye ÖVGÜ ...

Mehmet Uğurlu yönetimindeki A2 Takımı'nın gençlerine Teknik Direktör Mehmet Özdilek'ten övgü geldi.

A2 takımının maçlarını yardımcı Şenol Fidan ve futbolcu izleme komitesine yakından takip ettiren Özdilek, böylesi başarılı bir genç kuşağın yetişmesinin Antalyaspor açısından büyük kaynak olduğunu, bunu çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Bu konuda üzerlerine düşen görevi yapacaklarını da kaydeden Özdilek şöyle dedi: "Başta Mehmet Uğurlu olmak üzere altyapı hocalarını kutluyorum. A2 takımından A takıma Gökhan Korkmaz gibi çok yetenekli gençler önümüzdeki yıllarda Antalyaspor'u uçuracaktır."

İzleniyorlar
Diğer yandan Antalyaspor'un A2 Ligi'nde mücadele eden gençlerinin geleceği parlak. Türkiye'nin dört bir yanını karış karış dolaşan kulüplerin 'sporcu izleyen gizli ajanları', Antalya A2 Takımının hemen hemen tüm maçlarını mercek altında tutuyor.

Başarının mimarı Antrenör Mehmet Uğurlu, geçen sezon şampiyon olan ekipten 5-6 sporcunun başka kulüplere verildiğini, Tunahan'ın Yalovaspor'da, Devrim'in de Tekirova'da büyük işler yaptığını belirtti.

Gökhan yetenekli
Zeki ve Gökhan Yılmaz'ın sezon başında A takımla idmanlara çıktığını ve kampa katıldığını belirten Uğurlu, şu anda en büyük gururun ise Gökhan Korkmaz olduğunu vurguladı.

Uğurlu, Antalyaspor A takımına kazandırılan Gökhan'ın çok yakın gelecekte parayla satın alınamayacak bir değer olacağını iddia eti.

En büyük idealleri A takım
Türkiye'den çeşitli kulüplerin kendisini aradığını, geçen sezon şampiyon olan, bu sezon da Ege Grubu'nda lider durumda bulunan takımın genç oyuncularına büyük talep geldiğini söyleyen A2'nin başarılı hocası, Antalyaspor'un ikinci takımı durumunda olan A2 Ligi'nin liderlik koltuğunda oturan gençlerin en büyük idealinin Antalyaspor A takımına hizmet etmek olduğunu vurguladı.

KÖŞE VURUŞU KRİZİ !..

Süper Lig'de küme düşürülen Ankaraspor maçı dahil olmak üzere 12 maçta 16 gol yiyen Antalyasporumuzun, son haftalarda duran toplar sonrası gol yemesi dikkat çekiyor.

Lig'de sadece Kasımpaşa ve Ankaragücü maçında gol yemeyen kırmızı-beyazlı ekibimiz diğer oynadığı maçlarda kalesinde gol gördü.

Antalyasporumuzun son 3 maçta rakibin kullandığı korner atışlarından gol yemesi alarm verdi.

Kırmızı-beyazlı ekibimiz, ilk olarak Manisaspor deplasmanında rakibinin beraberlik golünü korner atışından yedi. Ancak kırmızı-beyazı ekibimiz bu maçı 2-1 kazanmasını bildi.

Manisaspor maçının ardından Bursaspor ile sahasında oynayan Antalyasporumuz, bu maçta da 1-0 öndeyken rakibin korner atışı ile gol yedi ve sahadan beraberlikle ayrılarak 2 puan kaybetti.

Kırmızı-beyazlı ekibimiz son olarak İstanbul BŞB deplasmanında maçın hemen başında yine korner sonrası gol yedi ve kazanabileceği maçtan 1 puan bile alamadan ayrıldı.

Antalyasporumuz, ayrıca ligin 4. haftasında Eskişehirspor deplasmanında da rakibin attığı beraberlik golünü korner atışından yerken, bu maçtan mağlubiyetle ayrıldı.

Korner atışları sonrası yediği gollerden dolayı puan kayıplarına sıkça uğrayan kırmızı-beyazlı ekibimizde bu soruna acil olarak çözüm bulunması bekleniyor.

NECATİ'nin GÖZÜ DIŞARDA ...

Bu sezon Antalyasporumuzun flaş transferleri arasında yer alan ve transferin son gününün, son saatinin, son dakikasında Antalyaspor'un kapılarını açtığı Necati Ateş kırmızı-beyazlı ekibimizde 9 maçta forma giyerken, 3 gol attı.

Antalyaspor'a transferi sırasında maddi olarak büyük fedakarlıkta bulunan Necati Ateş, kırmızı-beyazlı ekibimizin en çok gol atan futbolcusu olarak dikkat çekiyor.

Kırmızı-beyazlı taraftarlar Necati'nin uzun yıllar Antalyaspor forması altında mücadele etmesini ve camianın sembol isimleri arasına adını yazdırmasını isterken golcü futbolcunun, İstanbul medyasına sezon sonunda ayrılık sinyali vermesi üzüntü ile karşılanıyor.

Önceki günlerde Necati Ateş, "Hedeflerinin arasında tekrardan Galatasaray ve milli takım var mı?" şeklindeki bir soruya da şöyle cevap verdi;
"Muhakkak hedefsiz yaşam olmuyor. Yaşamın her noktasında hedef koymak gerekiyor. Ben 29 yaşında genç sayılabilecek bir futbolcuyum. İyi bir sezon geçirdiğim takdirde güzel teklifler alırsam bunları da değerlendiririm. Fakat şu an önceliğim Antalyaspor'un ve benim başarım. Bunun için de iyi mücadele etmeliyim."

İlle de oluşum!

Geçtiğimiz hafta, “Bu kentte Antalyaspor sevdalısı işadamı çok az yetişiyor” demiştik. Bu sözümüzden dolayı o kadar çok etki ve tepki aldık ki.

Abartmıyorum E-mail kutusu doldu.

Cep telefonlarımız susmadı.

Kırmızı beyazlı ekipte her hangi bir istifaya çok kulp bulunuyor. Zaten Antalya’da yaşayanlar olarak kulp bulmalarda üzerimize yoktur.

Düşünülmüyor ki bu yapılırken Antalyaspor sevdalıları rencide ediliyor.

Tahir Görgülü kulüpteki görevinden istifa etti diye, 15 yıldır maddi manevi her türlü desteği verdiği Antalyaspor’dan kendisini tamamen soyutladığı anlamına mı geliyor?

Bence kesinlikle hayır.

Öncelikle Antalyaspor koca bir şirket. Ve o şirketi bakkal dükkanı işletir gibi işletmeye kimsenin hakkı olamaz.

Bir Tahir Görgülü gider, on Tahir Görgülü gelir mi?

İşte bu o kadar basit değil. Çünkü bu kentte hem iş adamı, hem Antalyaspor sevdalısı bulabilmek neredeyse artık mümkün değil.

Ekmeğini Antalya’dan kazanıp, Antalya’nın Cumhuriyet Meydanı’nı dahi bilmeyen bir yığın iş adamı var.

Teknik Direktör dünyanın en iyi teknik adamı olsun.

Futbolcu kadron istersen Brezilya Milli Takımı oyuncularından oluşsun.

Kulüp gereği gibi yönetilmedikten sonra, hepsi hava civa.

Antalyaspor’un son Genel Kurulu’nda ‘Danışma Kurulu’ adı altında bir oluşum yapıldı. O oluşumun içerisinde eski başkanlar da var, yöneticiler de. Tabi ki iş adamı ve taraftarlar da. Hatta Gazeteci dahi mevcut.

Peki ama bu neyin Danışma Kurulu?

Temmuz aycındaki genel kurulun üzerinden 3.5 ay geçti. Bu süreç içerisinde o Danışma Kurulu kaç kez toplanıp, kırmızı beyazlı ekip ile ilgili iyi niyet kararları alıp, ne telkinlerde bulundu ki?

Bulunmadıysa kimin Danışma Kurulu bu oluşum?

Antalyaspor’da Kurucular Kurulu var.

Divan Heyeti yıllardır bulunmakta.

Vakıf desen Antalyaspor’un tepesinde.

Şimdi de Danışma Kurulu.

Bana göre 20 yıldır var olan ama bugüne kadar hiçbir icraatına tanık olmadığımız Kurucular Kurulu neyse, Danışma Kurulu da o.

Yine 20 yıla varan geçmişe sahip Divan Kurulu bugüne kadar Antalyaspor için ne yaptıysa, Danışma Kurulu’nun da Divan’ın yapacağı kadarını yapabilecektir.

Yani hiçbir şey..

Peki Vakıf ne yapar?

Antalyaspor için ne katkı koyar?

Vakıf başkanı, aynı zamanda Büyükşehir Belediye Başkanı olan Mustafa Akaydın. Yönetim Kurulu ise seçkin iş adamları.

Yukarıda da dedik ya, Antalyaspor sevdalısı işadamı bu kentte çok az yetişiyor diye. Bakalım o işadamlarından oluşan Antalyaspor Vakfı Yönetimi, Kırmızı-Beyazlı ekibe ne gibi kalıcı yaptırımları olacak, bekleyip göreceğiz.

Özellikle de Büyükşehir Belediye Başkanı Akaydın’dan.

Yoksa, “Danışma Kurulu ne yaparsa biz iki katını yapacağız” deyip, top taça mı atılacak.

Neden olmasın.,

Yıllardır sadece ve sadece Antalyaspor’a katkı koyulması amacıyla oluşturulan o oluşumlar yerinde patinaj yapmaktan, “Adım olsun namım yürüsün” düşüncesi dışında Kırmızı-Beyazlı ekibe ne verebildi ki?

Lütfen biraz katkı.

Çok az da olsa destek.

Hiç mi yapamıyorsunuz, köstek bari olmayın.

---
Vedat GÜRHAN / Sabah AKDENİZ

ÜÇ FUTBOLCU ÜLKELERİNE GİTTİ ...

Antalyaspor’un milli oyuncuları Ali Zitouni, Mile Jedinak ve Batak İstanbul Belediye maçının ardından ülkelerine gitti. Ali Zitouni, Tunus’un Dünya Kupası eleme grubu son maçında Mozambik ile 14 Kasım’da deplasmanda oynayacağı karşılaşma için aday kadroya çağırıldı. Zitounili Tunus bu maçı kazanırsa Dünya Kupası vizesi alacak.

Avustralya Milli Takımı Teknik Direktörü Pim Verbeek ise, Umman ile 14 Kasım'da Muscat'ta oynanacak Asya Kupası Eleme maçı için 23 kişilik aday kadroya Antalyaspor'dan Mile Jedinak’ı da çağırdı.

Kırmızı-beyazlı ekibimizin diğer Milli futbolcusu Batak ise ülkesi Karadağ'ın kendi sahasında 18 Kasım'da Belarus ile oynayacağı hazırlık maçı için ülkesine giden futbolcular arasında yer aldı.

Cumartesi günü oynanan İstanbul BŞB maçının ardından Antalyaspor'da tüm futbolculara Salı gününe kadar izin verildiği ve ilk idmanın yarın (Salı) akşam yapılacağı belirtildi.